Köklü bir spor dalı olup, ilk zamanlar düğünlerde şenlik olarak düzenlenen güreş, ilçemizde geleneksel hale gelmiştir. Her yıl temmuz ayının Geleneksel Kırkpınar Yağlı Pehlivan Güreşlerinden bir hafta sonra ilçemizde düzenlenir.
Eski yıllarda düğünlerde güreş tutmuş ve müsabakaları halk arasında dilden dile dolaşan ihtiyarlarımızdan, yaşayanlar mevcuttur. Durali ALAGÖZ, Durali ŞENER, Duran ÇINAR, Tahsin ÇELİK, Duran ERBİLEK bunlardan bazılarıdır. Halen ilçemizde bu spor dalı ile uğraşan ve Geleneksel Kırkpınar Güreşlerinde Başaltı unvanı olan Ramazan ÇINAR spor hayatını devam ettirmektedir.
Dirmil Türküleri
İlçemiz folklor yönünden bölgenin en zengin yeridir. Saz ve söz ustası olarak ilçemizin yetiştirdiği kişilerin başında Kadir TÜREN gelir. Kadir TÜREN 1335 yılında doğmuştur. Müziği 9–10 yaşlarında başlamış olup, ilk ustası Emin DEMİRAYAK’tır. Genellikle türkülerini insan ve tabiat sevgisi üzerine söylemiştir. Bölgede curayı çalıp, söyleyen en iyi sanatçıdır.
Boğaz havalarını bağlama ile en iyi icra eden sanatçı bugün hayatta olmayan Çörtenli Hüseyin’dir. Bölgemizde yetişen cura ustası Kadir TÜREN ve Emin DEMİRAYAK’a ait çalınıp söylenmekte olan yöremize ve ülkemize mal olmuş birçok türkü vardır. Bunların bazıları; Abireciğim, Duguk, Erik Dalı Gevrektir, Kezban Yenge, Şu Dirmilin Çalgısı, Gahpe Gençlik, Dirmilcikten Geçer Yaylanın Yolu vb.
Dirmil Kebabı
Yöremize ait bir yemek çeşidi olup, altı aylık kuzu ve oğlak etinin uzunca bir sırığa takılarak, kuyuda yakılmış odun kömürünün kenarında en az üç saatlik çevirme usulüyle pişirilmesi sonucunda hazır hale gelir. Genellikle mayıs-haziran-temmuz ve ağustos aylarında yapılır. Şu an ilçemizde Gülpınar Lokantasında, Köşk Lokantası, Arkıtça 1 Lokantasında ve Arkıtça 2 Lokantasında yapılmaktadır.
El Sanatları
Kilim, çul, heybe, torba ve seccadenin asırlardır Altınyayla’da dokunduğu söylenir.. İlk olarak, bilinmeyen bir tarihte 11 deve ile Aydın’dan gelen Yörüklerin Altınyayla’ya yerleşmesi ile dokunmaya başlandığı bilinmektedir.
Çul, kilim, heybe ve torba, keçi kılı ve koyunyününden yapılır. Boyası ise sütleğen otu, ceviz kabuğu, soğan kabuğu, erik suyu, limon tuzu ve toz boyanın suda kaynatılması ile elde edilir. Dokuma tezgâhı tek tip olup, iki adet diki, iki adet ok bir küçük ağacı, iki adet kazık ile tezgâh tamamlanır. Boyama işleminden sonra ipler çileler halinde asılarak kurutulup çıkrıkta sarılıp hazır hale getirilir.
Demircilik
İlçemizin ilk kuruluş yıllarından beri demircilik mesleğinin yapıldığı bilinmektedir. Halen ilçemizde faaliyetine devam eden ustalarımız şunlardır; Ali ÜNAL, Hasan KAVÇAKAR, Mustafa AKGÜL, Sabahattin AKSOY ve Sadık TÜREL ustalardır.
Çancılık
Çancılık, ilçemizde uzun yıllardan beri süregelen küçük el sanatlarından biridir.
Bir çan yapılırken şu aşamalardan geçer: Çanların ebatlarına göre, sac makasla kesilir. Her çanın kendine göre bir kalıbı bulunmaktadır. Kalıplarına göre kesilen saclar, körüklü ocakta kızdırılır. Kızdırılan parçalar, daha önceden hazır bulunan ve kuyu denilen yataklarına konularak, insan gücüyle çekiçle dövülür. Bu aşamadan sonra ayrı bir örste perçinleme suretiyle kenarları yanaştırılır. Yapılacak çan tasarlanır ve tepesi takılır. Kızgın ateşte kenarı ve tepesi kaynatılır. Hemen soğuk suya sokularak soğutulur. Bu işlemler bitince tesviye yapılır. Ustanın birisi çanın sesini düzenler ve işin sonunda boynuzdan yapılma diller çana takılarak işlem sona erer.
Bir günde ortalama 35 çan yapılır. Yapılan bu çanlar Korkuteli, Eskişehir, Afyon, Sandıklı, Dinar, Polatlı, Emirdağ, Yatağan, Denizli gibi merkezlerde toplanarak pazarlanır. Ayrıca çanlar, ilçe içerisindeki çobanlara ve çevre köylere de satılır.
Kalaycılık
Kalaycılık ve Tenekecilik Mesleğini İlçemizde Mustafa KAAN, Muammer ŞENER, Hakkı AYDOĞDU ve Ramazan AYDOĞDU ustalar devam ettirmektedir.
Meslek üzerine görüştüğümüz Usta Hakkı AYDOĞDU; bakırcılığı eski geleneklere göre yaptıklarını söylüyor. Daha çok bakır kap kullanan ailelerin kalay işlerini yaptıklarını belirtiyor. Turistlik ve otantik eşya yapamadıklarını çünkü bunun için yeni makineler almak gerektiğini söylüyor. Dükkânda bulundurmak için Kahramanmaraş yapımı bazı eşyaları Denizli’den getirdiklerini belirtiyor.
Usta Muammer ŞENER; pazar sıkıntılarının olduğunu, yetkili kişilerin ilçemizde pazar imkânı oluşturursa işlerinin daha iyi olacağını söyledi. Yeni makine alımı için küçük esnafa kredi imkânlarının kullandırılmasını istiyor. Ustalar kalaycılık mesleğinden tenekecilik işlerine doğru kaydıklarını belirtiyorlar.
Sipsi
Sulak yerde yetişen kargı bitkisinin gövde kısmından yapılan, üstte 5 ve altta 1 olmak üzere 6 perdeden oluşan bir müzik aletidir. Üç ana bölümden oluşur;
Ses çıkarma özelliği olan ve titreşim sonucu ses veren ağızlık kısmı
Seslerin ezgiye dönüştüğü ana kalıp
Seslerin dağılımını önleyen alış, kiraz gibi ağaçların kabuğu ile süslenen kısım.
Sipsinin öğretim şekli usta-çırak ilişkisi şeklindedir. İlçemizde hala sipsiyi yapan ve çalgı aleti olarak kullanan ustalar vardır. İsmail EVCİL,Bayram BAYRAKTAR,Mehmet Ali KAYABAŞ,,Ömer ERKAN,Hüseyin DEMİR, TRT Sanatçısı Ferhat ERDEM ve İsmail TÜRKKAN ustaların bir kısmıdır.