Altınyayla ilçesinin kuzeyinde Çalca tepesinde kireç yapımına elverişli dağda imal edilmektedir. Hemen hemen ilçenin geçim kaynağının yüzde ellilik kısmı buradan sağlanıyor denilebilir.
İlk kireç yapımı 1900’lü yılların başında Merkez Camisinin yapımında kullanılmak üzerinde denemiş ve olumlu sonuçlanmıştır. Bundan sonra ilçede bu iş meslek halini almıştır.
Boş bir kireç ocağına taşların doldurulması 5-6 gün sürüyor. Doldurma işleminin de kendince bir usulü var. Taşlar rasgele değil, belli bir teknikle, alt tarafta kazan haznesi oluşacak şekilde ocağın yukarılarına doğru tek tek diziliyor. Ocağı dolduran işçi sayısına göre, bu süre 3-4 güne inebiliyor. Kireç ocağı doldurulduktan sonra altta bırakılan delikten yakılmaya başlanıyor. Kireç ocağının en üst kısmı kireç tozundan elde edilen harç ile (ısının ocağın içerisinde muhafazası için) kapatılıyor.
Pişme işlemi 13-15 gün aralığında sürebiliyor. Ocaklarda eskiden lastik yakılırmış, ancak yasaklandığı için günümüzde artık lastik yakan yok. Genelde yakacak olarak talaş, ağaç kabuğu, tekstil fabrikasından alınan atık kumaş parçaları, prina (zeytinyağı fabrikalarının atığı) kullanılıyor. Pişme işleminin tamamlandığına, ocağın en üstüne bakılarak karar veriliyor. Kireç ocağının üst kısmındaki yaldız gibi parlama görüntüsünün tüm yüzeye yayılması gerekiyor. Pişirme işlemi aynı derecelerde devam etmek zorunda; sıcaklığın biraz düşmesi ya da biraz yükselmesi tüm ocağın taş haline gelmesine neden olabiliyor. Pişirme işleminin sonunda altta bırakılan delik de kapatılarak, bir-iki gün kadar bekletiliyor. Sonunda, kireç ocağının alt tarafından başlanarak, örülmüş olan kireç taşları yıkılıyor ve ocak boşaltılmaya başlanıyor.
Bir kireç ocağından yaklaşık 250-300 ton arası kireç elde edilebiliyor. Boşaltma işleminin süresi ocağınızdan kireç alan kamyonların sayısıyla orantılı, ama bu işlem de ortalama iş yapan bir kireç ocağı için 3-4 günde tamamlanabiliyor. Böylece bir kireç ocağından, ortalama 20-25 günlük bir süreçte 250-300 ton (yaklaşık 8-10 kamyon) kireç elde edilmiş oluyor. Ocak tamamen boşaltılınca sonraki sefer için hazırlıklar başlıyor.
Kireç fabrikasında ise 4 adet ocak mevcut. Bu ocaklar da kapasite olarak diğer kireç ocaklarından yaklaşık 3 kat daha büyük. Derinlikleri 20 metreyi bulan ocakların 18 metrelik bölümü kireç ocağı olarak iş görüyor. Kireç fabrikasının çalışma prensibi de kireç ocaklarınınkinden farklı:
Kireç taşı ocaklara üstten konuluyor. Yakacak olarak sadece ince kömür kullanılıyor. Ocağın üst kısmından belli bir miktar kömür atılıyor, belli bir miktar da kireç taşı atılıyor. Isı üstten veriliyor. Eski usul kireç ocaklarında ise ısı alttan veriliyor.
Pişme işlemi tamamlanan kireç taşları alt taraftan boşaltılıyor. Üstten doldurulan ocak, alt taraftan boşaltıldığı için, ocağın kesitini gözünüzün önüne getirdiğinizde; en üstte yeni atılmış ve pişmeye başlayan kireç taşları, onların altında pişmiş kireç taşları, onların da altında ısıdan uzaklaştığı için soğumaya başlamış kireç taşları ve nihayet en altta soğumuş ve artık boşaltılan kireç taşları…
Hala kireç imalatının yapıldığı 10-15 kireç ocağı mevcuttur ve faaliyetine devam etmektedir.
Hayvancılık
İlçemizde hayvancılık önemli bir geçim kaynağı olup hayvan varlığımızın içerisinde küçükbaş hayvancılık önemli bir yer tutmaktadır. İlçe kuruluşu olan 1991 yılında hayvan varlığımız büyük ve küçükbaş hayvanlarda tamamen yerli ırktı. Süt üretimi çok azdı ve süt satımı yoktu. Çiftçilerimiz süt satamadıklarından yem ve diğer masraflarını karşılayamıyorlardı.
İlçe teşkilatının kurulmasından sonra büyük ve küçükbaş hayvan ırkının ıslahı ve süt veriminin yükseltilmesi için çalışmalar yapılmış olup bunun sonucu küçükbaş hayvanlarda İvesi ve Sakız koçlarının sürülere katımının teşviki ile sürü ıslahının yapımı başlandı. Büyükbaş hayvanlarda ise özellikle süt sığırcılığında ziraat bankası kredisi ve çiftçilerimizin peşin bedelli olarak ithal süt sığırcılığı projesi sayesinde 45 adet işletme kuruldu. Ayrıca Altınyayla Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı kaynaklı SRAP ve Kırsal Kalkınma Projeleri kanalı ile bugüne kadar 188 adet işletme kuruldu.
1991 yılında tamamen yerli ırktan olan büyükbaş hayvanlar 2007 yılı itibariyle şu sonuca ulaşmıştır; % 10 yerli ırk, % 70 saf ırk, % 20’si melez ırktır.
İlçemizde çıkan günlük toplam süt miktarı yaz aylarında 7 ton kış aylarında ise 5 ton civarındadır.
Tarım
İlçemizin toplam yüzölçümü 287.551 dekardır. İlçe halkının % 50 sinden fazlası tarım işi ile uğraşmaktadır. İlçemizin tarım alanı 32.188 Dekar alanda yapılmaktadır. Bunun 7052 Dekarı sulak, 25.136 Dekarı ise kıraçtır.
Sulanabilen arazilerde başta şeker pancarı olmak üzere mısır-silajlık mısır, yonca, buğday, fasulye, patates ekimi, kıraç arazilerde ise genelde hububat olarak arpa, buğday, anason, nohut, kuru soğan, yem bitkileri (korunga, fiğ ve burçak) ekimi ve dikimi yapılmaktadır. İlçemizde yeni ürün olarak 2003 yılında haşhaş ekimine başlanmıştır.
849 dekar alanda yapılan sebzecilikte başlıca yazlık olarak domates, biber, lahana, ıspanak, marul, pırasa, patlıcan, salatalık, bezelye, bakla ve maydanoz yetiştiriciliği yapılmaktadır. 376 dekar alanda meyvecilik yapılmaktadır. Toplu ve dağınık olarak yapılan meyvecilikte en çok elma, armut, ceviz, erik, kiraz, vişne ve badem yetiştirilmektedir.
Köylerin tamamı orman içinde veya kenarında bulunduğundan orman ve tarım işçiliği yaygındır. Toprak ve tarım arazisinin kıt olması nedeniyle ilçe merkezi ve köy halkı tarım işçiliği için Aydın, Antalya, Fethiye, Kumluca ve Finike gibi sahil kesimlerine çalışmaya gitmektedir.
Yayla Turizmi
İlçemiz yayla turizmine çok elverişlidir. Yaylalarımızdan Asarcık, Kurcapınar, Teşnek, Fatma Pınarı, Çukuryurt (Dedetaş), Marmalı, Kırkpınar (Asarlık) Kozlupınar, Söğütlü, Avdan, Akpınar görülmeye, dinlenmeye değer yerlerdir. Bu yaylalarımızdan Kırkpınar yerli ve yabancı turistlerin ziyaret ettiği turistik bir yerdir. Ayrıca Ballık Köyümüzde bulunan Karanlıkdere Kanyonu çok güzel sedir, karaçam, kızılçam ağaçları ile bir doğa harikası vadidir. İlçemizde bulunan Balbura Antik Kenti, Altınyayla – Fethiye yolu üzerindedir. İlçe merkezinden 6 km uzaklıktadır. Likyalılara ait bir antik kent olup şimdiye kadar hiç kazı çalışması yapılmamıştır.
İlçemiz Kavakpınarı mevkiinde Yapraklı Barajı temiz suyu, balıkları ve doğası ile bir dinlenme yeridir. İlçemizin en güzel turistik ve eğlenme yerlerinden birisi de döner kebabı, mangalı, yanık koyun yoğurtları, güzel yeşil havası ile Gülpınar dinlenme tesisleridir.
Her yıl yapılan yağlı güreşlerden elde edilen gelirle yapılan Akdeniz Bölgesinin en büyük camisi görülmeye değerdir. Asarcık ve Asar mevkiinde bulunan tarihi eserler ilçemizin tarihi eserleridir. Oymalı ve işlemeli ahşap yapı evler ilgi çekmektedir.
İlçemizde geleneksel olarak düzenlenen Yağlı Pehlivan Güreşleri ilçemiz turizmine canlılık kazandırmaktadır.
Arıcılık
İlçemizde 11.920 adet fenni arı kovanı ve 100 adet kara kovan mevcut olup yıllık kovan başına 20-30 Kg. bal üretimi elde edilmektedir. Arıcılığın geliştirilmesi amacı ile İlçemiz merkez ve köylerindeki arıcılara SYD. Vakfı kanalıyla 1996 yılında 15 aileye 150 kovan, 1997 yılında 21 aileye 210 arılı kovan, 1998 yılında 10 aileye 150 arılı kovan dağıtımı yapılmıştır. Ayrıca çok sayıda arıcılık kursu açılmıştır. Arıcılık yoğun olarak Ballık köyü ve merkezde yapılmaktadır. 2004 ve 2005 yıllarında İlçemizdeki tüm arıcılar kayıt altına alınarak “Bal Üretici Ruhsatları”, “İşletme Kayıt Defterleri” ile “İşletme Tescil Belgeleri” arıcılara dağıtılmıştır. Tüm arıcıların sisteme kaydı tamamlanmıştır. Arıcılık yapanlara ana arı desteklemesi ve bal desteklemesi İlçe Tarım Müdürlüğümüz tarafından yapılmaktadır.